Telefonla Sipariş Hattı: 0232 279 03 06 | 0532 131 86 64

Cinsel Birleşme

15 Kasım 2014
Cinsel Birleşme

Cinsel birleşme de, böylece kendini verme ve koruma arzusu, diğer bir deyişle bencil eğilimlilerle kösnül eğilimler başarı ile dengeye gelir. Bu da daha önce anlattığımız histerik dönüşümün tüm belirtilerinin yönelim ikileminde olduğu gibi bir süreçtir. Bu benzetmeyi bir rastlantı sonucu yapmıyoruz, çünkü histeri belirtisi, çok sayıdaki analitik gözlemlerin gösterdiği gibi, her zaman şu ya da bu biçimde genital işleve öykünür. Cinsiyetleri ayrı iki eş arasında öpüşme, sarılma ve penisin girişiyle gerçekleştirilen üçlü en içten kaynaşma olduğu zaman, daha önce varsayımını öne sürdüğümüz ürciral ve anal eğimler arasında olduğu gibi son ve kesin çatışma ortaya çıkar: bir yandan kendini verme arzusu, öte yandan cinsel salgının kendi kendini koruması.

Cinsel Birleşme Sorunu

Kısaca söyleyecek olursak, tüm genital kavga bir salgı ürününün çevresinde döner. Kavgaya son veren boşalma sırasında, salgı erkeğin bedeninden ayrılır, onu cinsel gerilimden kurtarır ve aynı zamanda kadının bedeninin içinde rahat ve güvenilir bir yere konulmuş olur. Bu kavganın varlığı, ayrıca bizi salgı ile Ben arasındaki bir kimlik sürecinin varlığını düşünmeye itiyor. Böylece cinsel birleşme de üç tane benzeşme ortaya çıkmış oluyor, tüm bedenin cinsel organın kimliğini alması, eşin kimliğine bürünme ve genital salgının kimliğini alma. Biyoloji, yalıtılmış erotizmlerin genital erotizmle birleşmesine izin veren organik süreçleri ortaya çıkardığı zaman en güzel görevlerinden birisini yapmış olacaktır.

Toplumda Cinsel Birleşme

Yukarıda geliştirdiğimiz kurama göre, ne zaman bir organ erotik eğilimlerine doğrudan doğruya izin vermez, ama organizmanın çıkan için ondan vazgeçerse, salgılar ondan ayrılır, sinirsel boşalım niceliksel ya da niteliksel olarak diğer organlara doğru ve en sonunda cinsel organ üzerine kayar. Organların tümün de serbestçe dolaşan gerilimi cinsel edim aracılığıyla eşitlemek görevi bundan sonra ona düşer. Bu söylediklerimizden başka biyolojinin yapacağı ve daha az önemli olmayan bir görev daha var: cinsel birleşme de, doyuma varmayı amaçlayan ilkelce bağımsız eğilimler birbirleri arasında nasıl birleşiyorlar ya da birbirlerini nasıl etkiliyorlar, ikincisi, daha önce açıklanan düşüncelere göre, gerçekte ana karnına dönüş arzusunu dile getiren ve insanları cinsel birleşme de tam bir doyum aramaya iten bireyoluşsal ve soyoluşsal nedenler hangileridir.